Enerji Tüketicilerinden Sorumlu Bakan Martin McCluskey, Housing 2026 konferansında yaptığı konuşmada, İngiltere'nin konut sektörünün dönüşümü için kapsamlı bir vizyon ortaya koydu. Bakan, Manchester'da geçen hafta yaşananların ardından konferansın şehirdeki en heyecan verici ikinci olay olabileceğini esprili bir dille ifade ederek sözlerine başladı.
Kendisinin de bir belediye evinde büyüdüğünü ve bunun hayatını şekillendirdiğini belirten McCluskey, konutların insanlara hayatta en iyi başlangıcı sağlama gücüne inandığını vurguladı. Milletvekili olmadan önce yerel meclis üyesi olarak yoksulluk ve yoksunlukla mücadele ettiğini anlatan Bakan, birçok insanın zayıf temeller üzerine kurulu hayatlarında, özellikle enerji yoksulluğu içinde büyüyen çocukların yaşadığı zorluklara dikkat çekti.
McCluskey, görevinin konut yenileme, sosyal konut, enerji verimliliği ve enerji fiyatları gibi alanları kapsadığını belirterek, ülkenin en büyük yapısal sorunlarından biri olan konut stokunun durumunu ele almayı hedeflediğini söyledi. İngiltere'nin Avrupa'nın en eski konut stokuna sahip olduğunu, konutların %40'ının İkinci Dünya Savaşı öncesinde inşa edildiğini hatırlattı. Bu eski, soğuk, nemli ve sızdıran evlerde yaşayan milyonlarca insanın, özellikle son yıllardaki enerji fiyat şoklarına karşı savunmasız olduğunu ifade etti.
Sıcak Evler Planı: Tarihin En Büyük Konut Yenileme Programı
Bakan, hükümetin son iki yılda attığı adımları sıraladı: Yeni Birinci Sınıf Ev Standardı, Awaab Yasası ve Kiracı Hakları Yasası. Enerji Güvenliği ve Net Sıfır Departmanı bünyesinde, kışın 6 milyondan fazla aileye 150 sterlinlik sıcak ev indirimi sağlandığını ve İran'daki savaşın ardından ısınma yağı müşterilerine destek verildiğini açıkladı. Ancak asıl odak noktasının, enerji ve konut sisteminde yapısal değişiklik olduğunu vurguladı.
Bu kapsamda, yılın başında başlatılan Sıcak Evler Planı'nın (Warm Homes Plan) ülke tarihinin en büyük konut stoku yenileme programı olduğunu belirtti. Plan kapsamında 15 milyar sterlinlik bir yatırımla yalıtım, güneş panelleri, bataryalar ve ısı pompaları gibi teknolojilerin finanse edileceğini ve ailelerin faturalarından yüzlerce sterlin tasarruf edeceğini söyledi.
Sosyal Adalet Projesi ve Tüketici Güveni
McCluskey, Sıcak Evler Planı'nın üç temel noktasını sıraladı. İlk olarak, bunun sosyal adalet projesi olduğunu ve 5 milyar sterlinlik desteğin doğrudan düşük gelirli ve enerji yoksulu hanelere gideceğini belirtti. İkinci olarak, 2030 yılına kadar 5 milyon evin yenilenmesi hedefine ulaşmak için herkesin bu iyileştirmelerden faydalanabilmesi gerektiğini vurguladı. Yeni Sıcak Evler Fonu ile 1.7 milyar sterlinin düşük faizli kredilere ayrılacağını, Kazan Yenileme Programı'nın iki katına çıkarıldığını ve ısınma yağı kullananlar için hibelerin 9.000 sterline yükseltildiğini açıkladı. Başarının tüketici güvenine bağlı olduğunu belirterek, yeni Sıcak Evler Ajansı'nın kurulacağını ve tüketici koruma alanında kapsamlı bir reform yapılacağını duyurdu.
Üçüncü olarak, yüksek standartların korunması gerektiğini ifade eden Bakan, kiralık evler için 2030'a kadar EPC C, ticari binalar için 2031'e kadar EPC B enerji verimliliği standardı getirileceğini söyledi. Yeni evlerin de güneş panelleri, temiz ısıtma ve yalıtım gibi özelliklerle geleceğe örnek olması gerektiğini belirtti.
Bakan, tüm bu çalışmaların yerel yönetimlerle işbirliği içinde yürütüleceğini vurguladı. Sıcak Evler: Sosyal Konut Fonu kapsamında 1.3 milyar sterlinlik hibenin tahsis edildiğini ve 2026/2027'de ek fon sağlanacağını açıkladı. 2028'den itibaren düşük gelirli haneler için tek bir programa geçileceğini belirtti.
Konuşmasını, Bristol'da evini yenileyen ve ısı pompası ile güneş panellerinden elde ettiği tasarrufu gösteren Jason örneğiyle sürdüren McCluskey, bu tür başarı hikayelerini ülke genelinde yaygınlaştırmak istediğini söyledi. Sıcak Evler Planı ile 2030 yılına kadar bir milyon haneyi enerji yoksulluğundan kurtarmayı hedeflediklerini belirterek, konutun bir lüks olmaktan çıkıp insanlara gurur ve onur veren bir yer haline gelmesi gerektiğini ifade etti.




