En Hızlı Büyüyen Britanya Şirketlerinin Yarısını "Yabancılar" Kuruyor. Bu Tesadüf Değil.

Bir rakamla başlayayım, çünkü bu yazının geri kalanı o rakamı anlamlandırma çabası.

Britanya'nın en hızlı büyüyen 100 şirketinin yüzde 54'ünün en az bir kurucusu yurt dışı doğumlu. Bu veri, girişimcilik düşünce kuruluşu The Entrepreneurs Network'ün Kasım 2025'te yayımladığı Job Creators raporundan geliyor ve kuruluşun 2019'da ölçmeye başladığı günden bu yana gördüğü en yüksek seviye. Aynı ülkede göçmenlerin toplam nüfusa oranı yaklaşık yüzde 15. Yani nüfusun yedide birini oluşturan insanlar, ülkenin en dinamik şirketlerinin yarısından fazlasını kuruyor.

Bu rakamı bir kez daha okumakta fayda var. Çünkü göçmen olmanın bu ülkede bir eksiklik, telafi edilmesi gereken bir başlangıç dezavantajı olduğu bize yıllardır söylendi. Veri tam tersini söylüyor.

Romantizm değil, hesap

Ama yanlış anlaşılmasın. Bu bir cesaretlendirme yazısı değil, bir gerçeklik yazısı. Çünkü girişimciliğin en tehlikeli yanı, etrafımızdaki başarı hikâyeleridir. Onlar kuraldan değil, istisnadan bahseder.

Gerçek şu: Birleşik Krallık'ta Office for National Statistics verilerine göre yeni kurulan işletmelerin yalnızca yüzde 40 kadarı beşinci yılı görüyor. Yani her on işletmeden altısı, henüz olgunlaşmadan kapanıyor. İlk yıl aldatıcı şekilde rahat geçer, kurulan şirketlerin yaklaşık onda dokuzu o ilk on iki ayı atlatır. Asıl kırılma sonra başlar. İkinci, üçüncü, dördüncü yıl, başlangıç heyecanının bittiği, paranın asıl konuştuğu yıllardır.

Ve işin acı tarafı: çoğu işletme kötü bir fikir yüzünden batmaz. Nakit akışı yüzünden batar. Fikir tutar, ürün satılır, müşteri gelir, ama para giriş çıkışının zamanlamasını yöneten kimse yoktur. Fatura kesilir, para altmış gün sonra gelir, ama kira bu ay ödenir. Şirketleri öldüren şey çoğu zaman kârsızlık değil, bu boşluktur.

Göçmenin gerçek avantajı

Peki neden göçmenler bu kadar öne çıkıyor? Şans değil bu. Göç, insana belirli kasları zorla geliştirir.

Bir ülkeyi bırakıp başka bir ülkede sıfırdan başlayan biri, belirsizliğe çoktan alışmıştır. Konfor alanının dışında yaşamayı, bürokrasiyle boğuşmayı, hayır cevabını yutup tekrar denemeyi zaten öğrenmiştir. Bunlar girişimciliğin günlük işidir. Yerleşik birinin kariyer kitabında "büyük risk" diye geçen şey, göçmenin hayatında sıradan bir Salı'dır.

Bir avantaj daha var ve bu bize özel. İki ülke arasında duruyoruz. Britanya pazarını da görüyoruz, Türkiye'deki üretimi, tedarikçiyi, maliyeti de. Tek ülkede yaşayan rakibimizin göremediği köprüyü biz görüyoruz. Bunu bir kayıp gibi taşımamak gerekir. Bu, defterimizdeki en değerli sayfadır.

Açık olan kapı, gerçek olan kira

Şunu da net söyleyelim, çünkü dürüstlük olmadan bu rakamlar işe yaramaz. Britanya gerçekten girişimci için dünyanın en iyi yerlerinden biri. Startup Genome'un 2025 raporunda Londra, dünyanın en güçlü üçüncü girişim ekosistemi olarak listelendi, yalnızca Silikon Vadisi ve New York'un arkasında. Dealroom verilerine göre ülkenin teknoloji sektörü 1,2 trilyon dolarlık değeriyle dünyada üçüncü. Şirket kurmak burada birkaç saat ve düşük bir ücret meselesi. Kapı açık.

Ama kira da gerçek. Londra, ülkenin hem en yüksek işletme kuruluş oranına hem de en yüksek kapanma oranına sahip şehri. Rekabet sert, maliyet acımasız. Kapının açık olması, içerinin kolay olduğu anlamına gelmiyor.

İşte bu yüzden iş, hesaba gelir. E-Myth'in yıllar önce söylediği o basit gerçeği unutmamak gerek: bir işte iyi çalışıyor olmak, o işin sahibi olmayı bilmek değildir. İyi bir matbaacı olmak, iyi bir matbaa şirketi yönetmek demek değildir. Birincisi zanaat, ikincisi başka bir meslektir. Çoğu kişi bu ikisini karıştırdığı için batar.

Soru artık "yapabilir miyim" değil

Veriler bizim yerimize bir soruyu çoktan cevapladı. Göçmen olmak, bu ülkede girişimci olmanın önünde engel değil. İstatistik, tam tersine, bizim tarafımızda.

Geriye kalan soru daha zor ve daha kişisel: Rakamlara, ilk satışın getirdiği o heyecandan daha fazla saygı gösterecek miyiz? Nakit akışını, hayalimizden daha ciddiye alacak mıyız? Çünkü bu ülkede işini kuran değil, işini beşinci yıla taşıyan kazanır.

Kapı açık. İçeride bizi bekleyen tek şey hesap defteri.

Paylaş:
Hüseyin Demir
Yazar
Hüseyin Demir

Hüseyin Demir, yapay zekâ ile üretim sektörlerinin kesiştiği noktada çalışan bir girişimci ve dijital danışmandır. Birleşik Krallık merkezli faaliyetlerini British Global çatısı altında sürdürmekte; teknolojinin yalnızca büyük şirketlerin d...

Tüm Yazıları Gör

Hüseyin Demir

@londrasondakika

"En Hızlı Büyüyen Britanya Şirketlerinin Yarısını "Yabancılar" Kuruyor. Bu Tesadüf Değ..."

23 Haziran 2026

KÖŞE YAZISI

londrasondakika.com