Birleşik Krallık sınırında giriş reddi için sağlam ve tutarlı bir süreç, etkili göç kontrolü ve ulusal güvenlik için hayati önem taşımaktadır.
Bu denetim, yetkililerin bir kişinin Birleşik Krallık'a girişinin sınırda reddedilip reddedilmeyeceğini değerlendirmek için kullandığı mevcut süreçleri inceledi. Denetim, Birleşik Krallık'taki havalimanları ve limanların yanı sıra yurtdışındaki birleşik kontrol noktalarını da kapsayan tüm Sınır Gücü kontrol noktalarında gerçekleştirildi.
Denetim ayrıca, çoğu yabancı uyruklu için elektronik seyahat izni (ETA) zorunluluğunun getirilmesi ve bunun mevcut sınır kontrol süreçleri üzerindeki etkileri de dahil olmak üzere dijital, temassız bir sınıra yönelik hazırlıkların kapsamını da değerlendirdi.
Müfettişler, sınırdaki giriş reddi işlemlerine yönelik mevcut düzenlemelerin tutarlı bir ulusal sistem olarak işlemediğini tespit etti. Faaliyetlere rehberlik edecek kapsamlı bir strateji bulunmamakta, öncelikler tutarlı bir şekilde tanımlanmamakta ve operasyonel uygulama giriş limanları arasında farklılık göstermektedir. Veri toplama ve güvence düzenlemeleri yeterince gelişmemiş olup, hem etkili performans değerlendirmesini hem de ulusal düzeyde stratejik gözetimi sınırlamaktadır.
Denetimde uygunsuz giriş reddine dair herhangi bir kanıt bulunmamakla birlikte, mevcut model, sınır kontrolüne yönelik tarihsel, yüz yüze bir yaklaşıma dayanmakta ve henüz dijitalleştirilmiş bir sınıra geçiş hedefiyle tam olarak uyumlu hale getirilmemiştir. Bu nedenle, giriş reddi faaliyetinin gelecekteki amacı ve rolünün, tutarlı, orantılı ve sürdürülebilir bir yaklaşımı desteklemek için açıkça tanımlanması esastır.
Bu rapor iki tavsiye içermekte olup 16 Nisan 2026 tarihinde İçişleri Bakanı'na gönderilmiştir. Her iki tavsiyenin de tamamen kabul edilmesinden ve bu tavsiyelerin uygulanmasına yönelik çalışmaların devam etmesinden memnuniyet duyuyorum.
John Tuckett, Bağımsız Başmüfettiş, Sınır ve Göç
25 Haziran 2026




