İran lideri Mücteba Hamaney'in danışmanı ve eski Devrim Muhafızları Ordusu komutanı Muhsin Rezai, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Rezai, ABD'nin İran'a yönelik politikalarını sert bir dille eleştirerek, Washington yönetiminin asıl hedefinin Rusya ve Çin'e karşı küresel bir savaş başlatmak olduğunu iddia etti.
Rezai, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde ülkesinin kapsamlı saldırı ve imha aşamasına geçeceğini belirtti. Bu kapsamda ABD askerleri ile siyasi sınırların ötesinde bulunan ABD üslerinin hedef alınacağını aktaran Rezai, İran Silahlı Kuvvetlerinin bir bütün olarak ABD saldırılarına ezici şekilde karşılık verdiğini söyledi.
ABD'nin İran'a yönelik 'savaş ve müzakere' politikası izlediğini ve ateşkes sürecinde deniz ablukasını güçlendirmek için hazırlık yaptığını savunan Rezai, 'ABD ordusu ateşkesi askeri kapasitesini güçlendirmek için kullandı. Ateşkesi tek taraflı uzatarak hazırlıklarını sürdürdü.' ifadelerini kullandı.
Muhsin Rezai, mutabakat zaptının artık geçerli olmadığını ve ABD'nin kendi görüşlerinin yer aldığı yeni bir anlaşma ile müzakere sürecine gireceğini iddia etti. ABD'nin İran altyapısına ve ülkenin güney kıyılarına yönelik saldırılarının amacı hakkında ise Rezai, 'Bu girişimin amacı İran'daki direnişi bölmek ve deniz ablukasını tamamlamak. Ayrıca ABD'nin, Hark Adası ve nükleer tesislere saldırı hazırlığı için de bu saldırıları gerçekleştirme olasılığı bulunuyor.' dedi.
Rezai, 'Hem savaş hem müzakere' politikasının artık sona erdiğini kaydederek, ülkesinin yeni bir strateji ile hareket ettiğini ve tüm saldırılara kararlı şekilde misilleme yapılmasının bu stratejinin parçası olduğunu dile getirdi. Rezai ayrıca, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın ortak şekilde yönetilmesi teklifini kabul etmediklerini belirterek, 'ABD'nin asıl amacı Hürmüz Boğazı'nda hakimiyet kurup küresel enerji piyasasını kontrol ederek Rusya ve Çin'e karşı 3. Dünya Savaşı'nı başlatmaktır.' ifadelerini kullandı.
İranlı yetkilinin bu açıklamaları, bölgedeki gerilimin tırmanmasına neden olurken, uluslararası kamuoyunda da yankı uyandırdı. Uzmanlar, İran'ın bu söylemlerinin ABD ile olası bir çatışma riskini artırdığına dikkat çekiyor.



