ABD Başkanı Donald Trump, İran ile nisan ayında sağlanan kırılgan ateşkes sürecinde yaşanan yeni saha çatışmalarının ardından Tahran yönetimine oldukça sert bir mesaj gönderdi. Gazetecilerin ateşkesin durumuyla ilgili sorularını yanıtlayan Trump, anlaşmanın teknik olarak hala geçerli olduğunu belirtse de, "Bugün bizimle uğraştılar, biz de onları darmadağın ettik" sözleriyle sahadaki gerilimi doğruladı. Trump'ın uluslararası basında "örtülü nükleer veya büyük çaplı savaş tehdidi" olarak yorumlanan asıl uyarısı ise, "Eğer ateşkes olmazsa İran’dan yükselen dev bir parıltı göreceksiniz. Hızlıca anlaşma imzalasalar iyi olur" şeklindeki çıkışı oldu.
Söylem düzeyindeki bu gerilimin arka planında ise küresel enerji taşımacılığının kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'nda fiilen tırmanan askeri hareketlilik yatıyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a ait füze, insansız hava araçları ve sürat teknelerinin Amerikan savaş gemilerini hedef aldığını, buna karşılık ABD ordusunun da İran’daki bazı askeri noktaları vurduğunu açıkladı. İran Devrim Muhafızları ise ilk saldırının ABD'den geldiğini ve eylemlerinin meşru bir "misilleme" olduğunu savunurken, her iki tarafın karşılıklı vuruşmalarına rağmen Beyaz Saray anlaşmanın kağıt üzerinde yürürlükte olduğunda ısrar ediyor.
Bölgedeki bu karşılıklı fiili çatışmalar ve ABD'nin ticari gemileri korumak amacıyla başlattığı "Project Freedom" operasyonunu kısa sürede askıya alması, tüm dünyayı olası bir enerji ve güvenlik krizine karşı tetikte tutuyor. Uluslararası analistlere göre, geçmişte "İran yeryüzünden silinir" ve "Ülke havaya uçar" gibi agresif ifadeler kullanan Trump'ın son "dev parıltı" uyarısı, mevcut diplomatik sürecin sadece pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, sahadaki çatışmalarla birleşen bu giderek sertleşen dilin, ateşkesi her an çökerterek bölgeyi geri dönüşü olmayan topyekûn bir sıcak çatışmaya sürükleyebileceği konusunda uyarıyor.




