Güvenlik Bakanı, Parlamento'da yaptığı açıklamada, son haftalarda yaşanan olayların hem teröristlerden hem de yabancı devletlerden kaynaklanan ulusal güvenlik tehditlerinin boyutunu ve ciddiyetini gözler önüne serdiğini belirtti. Bu tehditlere yanıt verirken, dünya lideri konumundaki kolluk kuvvetleri ve istihbarat kurumlarının gücü ve dayanıklılığının da ortaya çıktığını vurguladı.
Bakan, son haftalarda İngiliz Yahudilerine ve İran rejimi karşıtlarına yönelik bir dizi kundaklama saldırısı ve olayı yaşandığını, bunların arasında Golders Green'deki korkunç terör saldırısının da bulunduğunu ve bu saldırıda Yahudi toplumundan iki kişinin ağır yaralandığını hatırlattı. Ayrıca, aşırı beyaz üstünlükçü gündemini ilerletmek için terör saldırısı planlayan 21 yaşındaki bir kişinin mahkumiyetini ve Çin adına muhalifleri gözetleyip sindiren iki kişinin Ulusal Güvenlik Yasası kapsamında mahkum edildiğini duyurdu.
Terör tehdit seviyesinin 'önemli'den 'şiddetli'ye yükseltildiğini belirten Bakan, bu kararın Ortak Terörizm Analiz Merkezi (JTAC) tarafından alındığını ve bağımsız olduğunu ifade etti. 'Şiddetli' seviyesi, önümüzdeki altı ay içinde bir terör saldırısının yüksek olasılıkla gerçekleşeceği anlamına geliyor. Tehdit seviyesinin son olarak Kasım 2021'den Şubat 2022'ye kadar bu seviyede olduğu hatırlatıldı.
Bakan, terör tehdidindeki bu artışın yalnızca Golders Green saldırısından kaynaklanmadığını, Birleşik Krallık'taki terör tehdidinin kademeli olarak arttığını ve bunun temel nedeninin ülke içindeki bireyler ve küçük gruplardan kaynaklanan İslamcı ve aşırı sağcı terör tehdidi olduğunu söyledi. Devlet bağlantılı fiziksel tehditlerin de şiddet eylemlerini teşvik ettiğini belirten Bakan, bu kapsamda Yahudi toplumlarını korumak için 25 milyon sterlinlik acil fon sağlandığını ve bu yıl koruyucu güvenlik harcamalarının toplam 58 milyon sterline ulaştığını açıkladı.
Bakan, ulusal tehdit seviyesi sisteminin gözden geçirilmesini başlattığını ve CONTEST terörle mücadele stratejisi kapsamında Önleme, Takip, Koruma ve Hazırlık çerçevesinin uygulandığını belirtti. Ayrıca, radikalleşme belirtilerini tespit etmek için ön saflardaki profesyonellere yönelik eğitimlerin iyileştirildiğini ve teknoloji şirketleriyle iş birliği içinde çevrimiçi radikalleşme içeriğiyle mücadele edildiğini vurguladı.
Bakan, Çin kaynaklı devlet tehditlerine de değinerek, Hong Kong Polisi adına casusluk yapan Bill Yuen ve Peter Wai'nin Ulusal Güvenlik Yasası kapsamında mahkum edildiğini hatırlattı. Bu kararın, Çin ile ilgili ilk mahkumiyet olduğunu ve düşmanca eylemlerde bulunan herkese yasaların tam gücüyle uygulanacağı mesajını verdiğini söyledi. Çin Büyükelçisi'nin çağrıldığını ve Dışişleri Bakanı'nın Hong Kong İcra Şefi'ne bu tür faaliyetlerin kabul edilemez olduğunu bildireceğini açıkladı.
Bakan, devlet tehditlerine karşı kapsamlı önlemler alındığını belirterek, polis memurlarına devlet tehditleri konusunda eğitim verildiğini, Siyasi Müdahale ve Casuslukla Mücadele Planının uygulandığını ve yabancı devletler adına düşmanca faaliyet yürüten kişi ve grupları hedef alan hızlı yasa tasarısının önümüzdeki haftalarda sunulacağını duyurdu. Ayrıca, geçen yıl Terörle Mücadele Polisliği için 140 milyon sterlin ve istihbarat kurumları için yaklaşık 600 milyon sterlin ek fon sağlandığını hatırlattı.
Bakan, halkı dikkatli olmaya ve şüpheli durumları polise bildirmeye çağırarak, terör mağdurlarına destek olmanın ahlaki bir görev olduğunu vurguladı. Golders Green saldırısından etkilenen ailelere ve tüm terör saldırılarının mağdurlarına desteklerini ileten Bakan, polis ve güvenlik güçlerine teşekkür etti.




