Birleşik Krallık, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik pervasız saldırılarını ve Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası deniz taşımacılığına yönelik eylemlerini şiddetle kınamaktadır.
Bu saldırılar, BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına doğrudan aykırıdır, sivil hayatları tehlikeye atmakta ve zaten kırılgan olan bölgeyi istikrarsızlaştırma riski taşımaktadır.
Bahreyn, Kuveyt ve Körfez'deki tüm ortaklarımızla dayanışma içindeyiz. Birleşik Krallık, bölgesel güvenlik ve istikrara olan bağlılığını sürdürmekte ve ortaklarının savunma ve güvenliğini güçlendirmek için pratik destek sağlamaya devam edecektir.
Ayrıca, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO)'nün gemileri ve denizcileri tahliye etme çabalarını güçlü bir şekilde destekliyoruz. Bu çabalar sayesinde, bazıları aylardır mahsur kalan bir dizi gemi boğazdan güvenle çıkabilmiştir. Ancak IMO, bu saldırıların doğrudan bir sonucu olarak çalışmalarına ara vermek zorunda kalmıştır ve en kısa sürede çalışmalarına devam edebilmesini umuyoruz.
Hürmüz Boğazı'nda, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne uygun olarak transit geçiş hakkının tamamen yeniden tesis edilmesini talep ediyoruz. Boğazın şiddet tehdidinden, her türlü geçiş ücreti veya yasa dışı engellerden arınmış olması ve tüm tarafların uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uyması kritik öneme sahiptir.
Birleşik Krallık, bu hedefe ulaşmak için üzerine düşeni yapmaya kararlıdır. Buna, Fransız ortaklarımızla birlikte yürütülen, ticari deniz taşımacılığına güvence sağlamak amacıyla tamamen savunma amaçlı ve bağımsız bir çokuluslu askeri misyon da dahildir.
Son olarak, ABD-İran Mutabakat Zaptı'nın uygulanmasını ve devam eden müzakereleri memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz. Bunu, yalnızca bölge için değil, aynı zamanda küresel ekonomi için de istikrarı yeniden tesis etme fırsatı olarak görüyoruz. Nihai bir anlaşma kapsamında küresel güvenlik ve ekonomik çıkarların korunması esastır.




