İngiltere’de Gayrimenkul Yatırımı: Mülkiyet Hakkı ve Oturum Statüsü Arasındaki Stratejik Çizgi
08.01.2026 19:26 | 343
Küresel ekonominin en güvenli limanlarından biri kabul edilen Birleşik Krallık gayrimenkul piyasası, Türk yatırımcılar için her dönem cazibesini koruyor. Ancak son yıllarda bu alanda en çok karşılaştığımız soru, mülk ediniminin doğrudan bir vatandaşlık yolu olup olmadığıdır. Bu noktada, hayaller ile hukuki gerçeklik arasındaki çizgiyi net bir şekilde çekmek gerekiyor.
Mülkiyet Hakkı Oturum Sağlar mı?
En yalın haliyle ifade etmek gerekirse; İngiltere’de gayrimenkul satın almak, kişiye otomatik bir oturum izni veya vatandaşlık hakkı tanımaz. İngiliz hukuk sisteminde mülkiyet hakkı ve göçmenlik statüsü iki tamamen farklı kulvarda ilerler. Yabancı uyruklu bir yatırımcı olarak Birleşik Krallık sınırları içerisinde mülk satın alma, kiralama ve devretme haklarınız bir İngiliz vatandaşıyla eşdeğerdir. Ancak bu durum, size ülkede sınırsız ikamet etme veya çalışma yetkisi vermez.
2022 yılında "Investor Visa (Tier 1)" programının sonlandırılmasıyla birlikte, yüksek montanlı yatırımlar üzerinden oturum alma yolu da kapanmış oldu. Günümüzde Birleşik Krallık’ta yasal olarak bulunmak, İçişleri Bakanlığı’nın (Home Office) belirlediği; nitelikli çalışma, girişimcilik veya yetenek tabanlı vize kategorilerine tabidir.
Gayrimenkulün Stratejik Bir Varlık Olarak Değeri
"Peki, ev almanın göçmenlik stratejisinde hiç mi yeri yok?" sorusu burada önem kazanıyor. Gayrimenkul yatırımı tek başına bir "anahtar" olmasa da, doğru bir vize stratejisinin en güçlü "destekleyici unsuru" olabilir. Örneğin, Self-Sponsorship veya yenilikçi girişimci vizeleriyle İngiltere’de iş kurmayı hedefleyen bir yatırımcı için ülkede sahip olunan bir mülk, finansal yeterliliğin ve ülkeyle olan bağın somut bir göstergesidir.
Ayrıca, Sterlin bazlı kira geliri ve konut arzındaki yetersizliğin tetiklediği değer artışı, yatırımın rasyonel tarafını oluşturur. Ancak bu süreçte maliyet kalemlerini doğru analiz etmek şarttır:
-
Ek Vergi Yükümlülükleri: Yerleşik olmayan (non-resident) alıcılar için %2 oranındaki ek Damga Vergisi (Stamp Duty) harcı, yatırımın giriş maliyetini etkileyen kritik bir unsurdur.
-
İşletme Giderleri: Özellikle Londra gibi metropollerde leasehold (kat mülkiyeti) sisteminden kaynaklanan servis ücretleri ve yönetim giderleri, net getiriyi doğrudan etkileyebilir.
Bilinçli Yatırım ve Uzun Vadeli Planlama
İngiltere'de gayrimenkul sahibi olmak, finansal portföyü çeşitlendirmek ve güvenli bir varlık sınıfına dahil olmak adına oldukça mantıklı bir karardır. Ancak bu adımı bir "vatandaşlık bileti" olarak görmekten kaçınmak gerekir.
Gerçekçi bir başarı hikayesi; mülk edinimini finansal bir kazanç olarak konumlandırırken, oturum ve vatandaşlık hedeflerini uzmanlık gerektiren vize kategorileriyle entegre etmekten geçer. Profesyonel bir perspektifle yaklaşıldığında; doğru lokasyon seçimi ve doğru vize kurgusu birleştiğinde, İngiltere’de kalıcı ve prestijli bir gelecek inşa etmek mümkündür.